.::Müdürlüğümüz::. ..::Basında Biz::.. ..::Dilek Şikayet::.. ..::e-bilgi edinme::.. ..::Online İşlemler::.. ..::Gerekli Belgeler::..



 

 
 
..::Ana Sayfa:::..

 DOĞA KORUMA VE
MİLLİ PARKALAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

Şube Müdürü;
Mustafa KALLİMCİ

..::Çalışmalarımız
..::Personelimiz
..::Fotoğraf Galerimiz
 ..::
İletişim

 

Avcı Eğitimi ve Avcılık Belgesi Verilmesi  Usul ve Esasları

 

 

 

 

 

DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

 

TEŞKİLAT YAPISI     : 

Şube Müdürlüğümüz, Çevre ve Orman Bakanlığı Denizli Çevre ve Orman İl Müdürlüğüne bağlı olarak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün Denizli’deki faaliyetlerini yürütür. Denizli ve Honaz olmak üzere 2 adet mühendisliği vardır.

 

PERSONEL DURUMU  :   

Şube Müdürlüğümüzde 3 mühendis, 2 memur ve 6 işçi olmak üzere toplam 11 personelimiz mevcuttur.

 

Orman Mühendisi                                                              (3)

1- MUSTAFA KALLİMCİ                       DMP. Şube Müdürü

2- FATİH TÜRKKOLU                          Denizli DMP. Mühendisi

3- ERDOĞAN İNAN                             DMP. Şube Mühendisi

 

Orman Muhafaza Memuru                                                 (1)

1- HULUSİ ERDOĞAN

 

Memur (1)

1- HASAN AKYÜREK                             Büro Personeli

 

İşçi                                                                                    (6)

1- ERDOĞAN ŞİMŞEK                           Büro Personeli

2- MUSTAFA İRİTAŞ                             Büro Personeli

3- Hüseyin KEYSAN                              Büro Personeli

4- BAYRAM KAYGISIZ                          Büro Personeli

5- SÜLEYMAN UYSAL                           Şoför

6- ENGİN ÇETİN                                  Şoför

 

TESİSLERİN DURUMU ( araç, gereç,bina, lojman)          :

Isuzu Pikap  (1999 model)                                                    (1)

Toyota Pikap(1998 model)                                                    (1)

 

            Şube Müdürlüğümüz faaliyetlerini Orman Bölge Müdürlüğü binasının 3. katında yürütmektedir.

 

FAALİYETLER       : Milli Park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları gibi bitki örtüsü, yaban hayatı, jeolojik yapısı, peyzaj değerleri, manzarası gibi kaynak değerlere sahip ormanlık sahaların seçilip belirlenmesi, özelliklerinin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi görevlerimiz arasındadır. Ayrıca, sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi de  faaliyetlerimiz içerisindedir.     

 

A-KORUNAN ALANLAR    : 
            1-MİLLİ PARK :
Bilimsel ve estetik bakımından milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm potansiyeline sahip orman sahaları milli park olarak tescil edilmektedir. Ülkemizde 35 adet milli park mevcuttur. Bunlardan biri de Denizli’deki Honaz Dağı milli parkıdır. 

            Honaz Dağı Milli Parkı  : Honaz dağı Milli parkı, 21 Nisan 1995 tarihli resmi gazetede yayınlanan 95/6717 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 9219 Ha.’lık alanda ilan edilmiştir. Honaz Dağı Milli Parkı’nın sınırları 29.04.1998 tarihli resmi gazetede yayınlandığı üzere, 98/10945 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile genişletilmiş ve alanı 9219 Ha.’dan 9616 Ha.’a çıkartılmıştır. Honaz dağı Ege Bölgesinin en yüksek dağı olup 2528 m. yüksekliktedir. Denizli’nin güney doğusunda yer almakta olan Milli Park alanı, kuzeyde Honaz ilçesi, Kareteke ve Menteş köyleri, batıda Cankurtaran beldesi ile sınır oluştururken, doğu ve batı yönünde sınır oluşturacak şekilde yerleşme yeri bulunmamaktadır. Honaz ilçesi, adını tarihçi Nikataş’ın verdiği bilgilerde, CHONAE denilen bir yerleşim birimi ve kilisenin bulunduğu yerden almaktadır. Mitolojiye göre bu kilisenin, HONOE-HONAZ’ın Türkler tarafından istilası sırasında yıkılmış olduğu sanılmaktadır. Bundan sonra Laodikya, Hierapolis ve Collossae’de kiliseler kurulmuştur.

Honaz dağının Milli park oluşundaki en önemli kriterleri olan doğal kaynak değerleri; tarihi, arkeolojik ve kültürel değerleri yönünden zenginliği, coğrafi konumu, jeolojik ve jeomorfolojik özelliği, olağanüstü manzara güzelliğidir.

Honaz Dağı, yaban keçisinin doğal olarak yaşadığı bir sahadır. Yapılan son envanter çalışmalarına göre, 100 civarında yaban keçisinin bulunduğu tahmin edilmektedir.

            Milli Parkın doğal bitki örtüsü önemlidir. Özellikle alt floraya ait zengin endemik türler bulunmaktadır. Ayrıca dağın zirvelerinde alpin floraya ait türler bulunmakta olup, orman örtüsü içinde yer alan yaşlı Karaçam meşcereleri de ormancılık bakımından çok önem taşır. Milli Park, 4 mevsim ayrı bir güzelliğe bürünür. Sonbaharda ibreli ağaçların yeşiliyle, yapraklı ağaçların sarı ve kırmızı tondaki yaprakları ayrı bir güzellik teşkil eder. Honaz dağının lokal bir iklimi ve bitki türü zenginliği vardır. Milli Park sınırları içerisinde tespiti yapılan 964 tür bitkiden 122’si Türkiye için endemiktir. Yani dünyanın hiçbir yerinde bulunmamakta, sadece ülkemizde yetişmektedir. Bunlardan üçü; Ballıbaba(Lamium microphyllum), Sığırkuyruğu(Verbascum chrysorhacos) ve Safran(Crocus baytopiorum) Honaz dağı için endemiktir. Mercanköşkün bir türü olan Origanum hypericifolium ve Çan çiçeğinin bir türü olan Campanula michauxioides adlı bitkiler, dünyada sadece Honaz dağı ile Babadağ’da doğal olarak yetişmektedir. Milli Park sınırları içerisinde bulunan Collassae kenti de, arkeolojik kaynak değeri olarak büyük önem taşır. Orman örtüsü kuzey batıda daha yoğundur. Güney batıda ise açıklıklar dikkat çekicidir. Milli Parkın tek günübirlik kullanım alanı, Cankurtaran mevkiinde bulunmaktadır. Bu alanda alt yapı çalışmaları sonuçlandırılmıştır. Yeterli sayıda piknik ünitesi, 3 adet 3+3 WC, giriş kulübesi, satış büfesi, 2 adet çocuk oyun grubu, bekçi evi, seyir terası ve 2 adet bungalow vardır.

            Cankurtaran günübirlik kullanım alanı girişi, sahanın genel temizliği ve satış büfesi işletmeciliği, 27.05.2003 tarihinde Kenan KARAKURT’a 3+2 yıllığına ihale edilmiştir.

            Milli Parkın kaynak değerlerinin tanıtıldığı ZİYARETÇİ MERKEZİ Honaz İlçesinde inşa edilmiş ve ziyaretçilere açıktır.  

            Honaz Dağı Milli Parkının gelişim planı henüz yapılmamıştır. Uzun Devreli Gelişim Planı’nın yapımı Genel Müdürlüğümüzce ihale edilecektir. Plan olmadan herhangi bir tesisin yapılması mümkün değildir. Daha sonra plana göre tesislerin yapılmasıyla milli parkın amacına uygun hizmet vermesi mümkün olacaktır.  

            2-TABİAT PARKI  : Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içerisinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun ormanlık alanlar tabiat parkı olarak ayrılmaktadır. Ülkemizde tescil edilmiş 17 adet tabiat parkı vardır. Bunlardan biri, ilimizdeki Çivril ilçesinde bulunan Akdağ tabiat parkıdır. 

Akdağ Tabiat Parkı : Akdağ Tabiat Parkı, Afyon ili Sandıklı ilçesinde 8535.5 Ha. (%58’i) ve Denizli İli Çivril İlçesinde 6245.5 Ha. (%42’si) olmak üzere toplam 14781 Ha. büyüklüğündedir. Akdağ Tabiat Parkı, Orman Bakanlığı’nın 29.06.2000 gün ve MPG.MP.1.23.03/270 sayılı oluru ile 14916 Ha. olarak ilan edilmiştir. Akdağ Tabiat Parkı’nın alanı, Bakanlık Makamı’nın 02.10.2001 gün ve MPG.MP.1.45.16/626 sayılı Oluru ile 14781 Ha. olarak değiştirilmiştir. Saha tamamen orman karakterinde olup, içerisinde Karaçam dağ ormanı ekosistemi, Karaçam dağ ormanı ile orman üst sınırı geçiş ekosistemi (subalpin zonu) ve orman üst sınırı ekosistemi (alpin zonu) bulunmaktadır.

Akdağ ve çevresinin içerdiği rekreasyon potansiyeli, yaban hayatı zenginliği, ilgi çekici güzel manzara açılımları nedenlerinden dolayı tabiat parkı olarak ayrılmıştır. Akdağ ve yakın çevresinin sahip olduğu dağ, kanyon, vadi ve peyzaj değerleri, mevcut bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliği nedeni ile korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde farklı rekreasyon kullanımlarına imkan sağlayacak şekilde geliştirilerek, bölge ve ülke ölçeğinde kullanımının sağlanması ve etkin bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara milli bir miras olarak bırakılması amaçlanmıştır. 

Akdağ’da 124’ü endemik olmak üzere 1058 adet bitki türü olduğu tespit edilmiştir. Akdağ’da bulunan Çobandeğneğinin bir türü olan Polygonum afyonicum, sadece buraya özgü endemik bir türdür. Sahada meşcere kuran Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. Karaçam meşcereleri saf koru ve bozuk niteliğinde olup, alanın hakim ağaç türüdür. Meşe ve Ardıç Meşcereleri ise bozuk veya baltalık niteliğindedir. Bunlardan başka, alanda münferit olarak Titrek Kavak (Populus tremula), 6 Ha. büyüklüğünde genç Sarıçam meşceresi ile Sandıklı Akdağ bölümünde endemik olarak Ehrami Karaçamı (Pinus nigra pallasiana var. pyramidata) bulunmaktadır. Sarıçam meşceresi doğal yayılışının dışındadır. 1979 yılında çıkan yangından sonra, alanın yaklaşık 1600 Ha.lık bölümü boşaltılmış ve tekrar  Karaçam ile ağaçlandırılmıştır. Sarıçam, yangın sonrası sahanın ağaçlandırılmasında kullanılmıştır.

            Alanın gerek doğal çevre özellikleri, gerekse 1977’de Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak ilan edilen 27094 Ha. büyüklüğündeki alan olması, alanda hiçbir yerleşim yerinin bulunmayışı ve büyük yerleşim alanlarına uzaklığı gibi çeşitli özelliklerinden dolayı, sahanın kaynak değerlerinden birisi olan Yaban Hayatı, varlığını günümüze kadar korumuştur. Bu durumun en açık görüldüğü yerler, özellikle alanın Kocayayla ile Yangın gözetleme kulesi arasındaki bölümün (Yangın Sahası) dışında kalan iki Akdağ arası, Tokalı Kanyonu ve Karanlıkdere Vadisini içine alan bölümlerdir. Bununla birlikte; uzun yıllar alan içerisinde geleneksel antrapojen kullanımlardan dolayı (yasak avcılık, konaklama türü yayla otlatmacılığı, yöresel rekreasyon vb.) gittikçe artan ve olumsuz şekilde etkilenen bir yaban hayatı sisteminin oluştuğu da gözlenmiştir.

            Alanın ekolojisinin yüksekliğe bağlı klimaks dağ ekosistemlerini içermesi ile çeşitli omurgalılar (kuşlar ve büyük memeliler) için önemli yaşam alanları sunmaktadır. Geyiğin ve vahşi atların doğal olarak yaşadığı bir sahadır. Yapılan son envanter çalışmasına göre geyik sayısının 500’ün üzerinde olduğu bilinmektedir. Ayrıca alan, koruma altındaki kuş türlerinden kara akbaba, kızıl akbaba, sakallı akbaba ve küçük kartal gibi yırtıcı kuşlarla önemli kuş alanları statüsü kazanmıştır.

            Akdağ tabiat parkının gelişim planı, 31.12.2003 tarihinde EGEPLAN planlama Ltd. Şirketine ihale edilmiştir. Planlama çalışmaları devam etmektedir.  

            3-TABİAT ANITI   : Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değerlere sahip, milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarına tabiat anıtı denilmektedir. Ülkemizde tescil edilmiş 101 adet tabiat anıtı bulunmaktadır. Bunlardan biri de ilimizdeki Güney Şelalesi Tabiat Anıtı’dır.   

Güney Şelalesi Tabiat Anıtı : Denizli’ye 62 km., Güney ilçesine 8 km. uzaklıktadır. 15 m. yükseklikten düşüş yapan su, 20 m. aşağıda 12 m.’lik bir şut daha yapmaktadır. Ana Şelale konsolu içinde içi su dolu bir mağara bulunmaktadır. Şelale ile çevresini içine alan 5 dekarlık bir saha, Milli Park Genel Müdürlüğünce 1994 yılında Tabiat Anıtı olarak tescil edilmiştir.

Neojen ve mezozoik çağlarda oluşmuş bir dağ yamacında ve 230 metre rakımda yer alan güney şelalesi çevresinde, yabani zeytin, kızılağaç, kavak, ceviz, çınar, ardıç, menengiç ve erguvan ağaçları vardır. 

            4-TABİATI KORUMA ALANI   : Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabiat olaylarının meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarıdır. Ülkemizde tescil edilmiş 35 adet tabiatı koruma alanı mevcuttur. Bunlardan biri de, Beyağaç ilçesindeki Kartal Gölü Tabiatı Koruma alanıdır.  

            Kartal Gölü Tabiatı Koruma Alanı : 1994 yılında Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılan 1309 Ha.’lık alana, Denizli ili Beyağaç ilçesinden 30 km.’lik bir orman yoluyla ulaşılabilmektedir. Yol boyunca alana ulaşım yollarını açıklayıcı tabelalar bulunmaktadır.

Yaşlı Karaçam bireylerinin oluşturduğu saf ormanlar ile buzul gölü alpin kuşağının aynı havzada bulunması nedeniyle sahaya Tabiatı Koruma Alanı statüsü kazandırılmıştır.

            Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m.) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1.5 km. boyunda, 500-700 m. eninde ve 2200 m. ’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır.  “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Buzul Vadisi boyunca profilin yukarı kısmında 3 tarafı dik yamaçlarla çevrili yarımay şeklindeki çanakla başlamakta ve eğim boyunca basamaklı bir iniş göstermektedir. Sahada Karaçam (pinus nigra)'ın saf meşcereler oluşturması, aralarında anıt ağaç niteliği gösteren onlarca yaşlı ve boylu fertler bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakim olup, karahindiba(Taraxacum turcicum), sarı çiçekli gazel boynuzu(Lotus corniculatus), Dağ Sümbülü(Muscari), Çiğdem Türleri(Crocus), Dağlalesi Türleri (Tulipa) gibi nadide türler ve üçgül(yonca) gibi çayır ve mera bitkileri açısından da zengindir. 

                 Buzul vadisinde oluşmuş bir moren seddi gölü olan Kartal Gölü ile çevresinde karaçamın saf meşcere oluşturması ve aralarında anıt ağaç özelliği gösteren bireylerin bulunması nedeniyle bu yörenin kaynak değerlerinin korunarak bilim ve eğitim çalışmalarının hizmetine sunmak, doğal özelliği bozulmadan korunmasının sağlanmasının yanı sıra, bu alanlarda günümüz insanının ve gelecek nesillerin faydalanmasının temini amacı ile 1309 Ha. saha Tabiatı Koruma Alanı olarak ayrılmıştır.                 

B-MESİRE YERLERİ  : Ormanlarımızdaki gelişi güzel ve düzensiz piknik ve kamp kullanımını disipline etmek, vatandaşlarımızın eğlenme dinlenme ihtiyaçlarını, koruma-kullanma dengesi içerisinde karşılamak amacıyla, tabii ve estetik değerlere sahip, kullanım potansiyeli olan orman parçalarının, gerekli tesis ve hizmetlerle donatılarak, iç-dış turizmin hizmetine sunulmak üzere 1958 yılından beri orman içi dinlenme yerleri tesis edilmektedir. Ülkemizde 102 adet çadırlı geceleme imkanı bulunan A tipi ve 207 adet günübirlik kullanılabilen B tipi mesire yeri mevcuttur. Denizli’de tescil edilmiş 4 adet mesire yeri vardır.           

1-Evkara Mesire Yeri : Acıpayam sınırları içerisinde olup, 5 Ha.’lık bir alanı kaplar. Sahanın tamamı kızılçam koru ormanıdır. 1977 yılında kurulmuştur. İlçe merkezine 1 km. Denizli’ye 60 Km. mesafededir. 80 kişilik kır gazinosu, çocuk oyun alanı, WC ile çeşme mevcuttur. Piknik yerine giriş ücretsizdir. 29.05.1998 tarihinde Acıpayam belediyesine 9,5 yıllığına ihale edilmiştir.  

 

            2-Süleymanlı Mesire Yeri : Orman Bölge Müdürlüğünün 2 Nisan 1985 tarihi ve 11.OKYM.57/9-131 sayılı teklifi üzerine 1985 yılında Orman İçi Dinlenme yeri olarak ayrılmıştır. Sahanın tamamı 150 ha. genişliğindedir. İçerisinde özel idareye ait  motel-lokanta olarak işletilmekte olan bir tesis bulunmaktadır. Yaban ördeği ve leylek gibi kuş türlerine, su yılanı, kurbağa ve su kaplumbağası türlerine barınak ve yaşama ortamı oluşturan büyük bir kısmı sazlıklarla kaplı olan bu göl, “Sulak Alan Ekosistemi” olarak önemli bir doğal kaynaktır. 1998 tarihli gelişim planı mevcuttur. Denizli ili Mahalli Çevre Kurulu’nun 13.07.1995 tarihli 6 no.lu kararına göre, Süleymanlı Yayla Gölü ve su toplama havzasının, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği doğrultusunda mevcut tesise ilave yapılmaması, bu bölgede hiçbir surette başka yapılaşmaya izin verilmemesi nedeniyle plan uygulamasına geçilememiştir.  

3-Kefe Yaylası Mesire Yeri : Ulaşım olarak Denizli’ye 34 km., Serinhisar‘a 14 km. , Acıpayam’a 20 km., Honaz’a 12 km. ve Yatağan’a 5 km. mesafededir. 30,5 Ha. genişliğindedir. Saha içerisindeki küçük bir açıklığın dışında ormanla kaplıdır. Hakim bitki örtüsünü meydana getiren ve saha genelinde çok iyi bir gölgeleme ortamı oluşturabilen Karaçam meşcerelerinin altında ise, ardıç,söğüt,geven ve gramineler yerleşmiştir.

            Kefe yaylası Mesire Yerinin 1/1000 halihazır haritası ve 1998 tarihli gelişim planı mevcuttur. Bu plana göre kamp alanı çevresinin beton direkli tel ihatası, kanalizasyonu, elektrik tesisatı, çadırlara gelen yolların açılması, çadır alanlarının tesviyesi, çadır kurulacak alanların ahşap kazıklarla belirlenmesi, çadır kenarlarına pano yapımı, yol kenarlarına ahşap alçak aydınlatma, basketbol-voleybol sahası, sıhhi tesis kompleksi, fırın, ahşap kamelya, giriş kulübesi, bekçi evi ve ahşap otopark alanı yapılmıştır. 27.05.2003 tarihinde Yatağan Belediyesine 3+2 yıl süre ile ihale edilmiştir. 

            4-Eşen Göleti Mesire Yeri : Denizli ili Beyağaç sınırları içerisinde yer alan Eşen Göleti, 1995 yılında Orman İçi Dinlenme Yeri statüsüne alınmıştır. 1998 yılında gelişim planı yapılmıştır. 239,5 Ha. büyüklüğündedir. Denizli’ye 106 km., Beyağaç ilçesine 20 km. mesafede olup 850 metre rakımdadır. Yerleşim yerlerine uzak oluşu, gölet çevresindeki ormanın genç olması, mesire yerinin bulunduğu çevrede yaşayan insanların kırsal kesimde ve ormanla iç içe yaşadıklarından Eşen Göleti mesire yerine ihtiyaç duyulmaması nedenlerinden dolayı yatırımların ekonomik olmayacağı düşüncesi ile plan uygulamasına geçilmemiştir.  

            C-AV-YABAN HAYATI FAALİYETLERİ  : 11.07.2003 tarihli 25165 nolu resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa göre, av ve yaban hayvanları, yaşama ortamları, bunların korunması ve geliştirilmesi, av ve yaban hayatı yönetimi, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi, avcılığın, av turizminin yaban hayvanlarının üretimi, ticaretinin düzenlenmesi, toplumun bilinçlendirilmesi, avcıların eğitimi, av ve yaban hayatına ilişkin suçlar, suçların takibi ve cezaları konularında faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

            2005-2006 Av Döneminde 1317 avcıya avlanma pulu satılmıştır. Ayrıca 858 avcıya Avcılık Belgesi verilmiştir. 2005 yılında Akdağ tabiat parkında hedef tür olan geyiğin envanteri yapılmıştır.

            Olumsuz ve ağır kış şartlarından etkilenen yaban hayvanlarına, beslenmelerine yardımcı olmak amacıyla  yem takviyesi yapılmıştır.

            Denizli İlinde 2001, 2002 ve 2003 yıllarında toplam olarak 72 kurs açılmış, 2569 avcı eğitilmiştir. 2003 yılında Genel Müdürlükçe yeni bir düzenleme yapılmak üzere geçici olarak ara verilen avcı eğitimleri, 2005 yılında yeniden başlamıştır. Yeni dönemde 63 avcı eğitim kursu açılmış, 2286 avcı eğitilmiştir.  

DENİZLİ İLİNDE AÇILAN AVCI EĞİTİM KURSLARI 

YIL-AY

ADEDİ

KATILAN KİŞİ

BELGE ALAN

2001 YILI TOPLAMI

32

1327

1213

2002 YILI TOPLAMI

26

1052

903

2003 YILI TOPLAMI

14

515

453

TOPLAM

 =SUM(ABOVE) 72

 =SUM(ABOVE) 2894

 =SUM(ABOVE) 2569

2005 YILI TOPLAMI

45

1682

1651

2006 OCAK AYI

2

79

77

2006 ŞUBAT AYI

9

303

295

2006 MART AYI

7

270

263

TOPLAM

 =SUM(ABOVE) 63

 =SUM(ABOVE) 2334

 =SUM(ABOVE) 2286

GENEL TOPLAM

135

5228

4855

       

 

            2006-2007 av sezonu Merkez Av Komisyon Kararına esas olmak üzere ilçe ve il av komisyon toplantıları yapılmış, kararlar Merkez Av Komisyonunda değerlendirilmek üzere Genel Müdürlüğe gönderilmiştir.           Av kontrol çalışmaları devam etmektedir.    

YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHALARI : Av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği sahalardır.

            İlimiz hudutları içerisinde 2 tane Yaban Hayatı Geliştirme Sahası mevcuttur. Bunlar, Akdağ ( 9802,5 ha.) ve Beylerli Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahasıdır ( 920 ha.). 

a)DENİZLİ-ÇİVRİL-AKDAĞ YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI :

            Uşak L23 – b2, b3, c2, ve Afyon L24 - a1, a4, d1 paftalarında kalmakta olup, Çivril Orman İşletme Şefliği sınırları dahilindedir. Saha coğrafik mevkii olarak 38° 11’ 36’’ ile 38° 25’ 10’’ kuzey enlemleri ve 29° 53’ 55’’ ile 30° 4’ 32’’ doğu boylamları arasında kalmaktadır. Sahanın en doğu ucu Arapalan tepesi, en batı ucu Cumalar’daki Kocadere’nin Çivril-Dinar yolunu kestiği nokta, en kuzey ucu Geyikölen çukuru, en güney ucu Göğebakan tepesidir. Saha Kuzey batıdan–güney doğuya doğru alçalan üç silsile halinde uzanmakta olup, Batı Anadolu dağ sıralarına dik konumdadır. Bu nedenle de Büyük menderes vadisi boyunca Ege’ye açılır.

                  Sahanın üzerinde bulunduğu alan, pliosen, alivyon ve eosen fliş (paleojen)  devri oluşumunu taşır. Bu oluşumlar üçüncü zamana (neozik) aittir. Sahaya genel olarak rusubi kayaçlardan kalker hakimdir. Kalkerlerin ayrışmasından verimli orman toprağı olan kumlu topraklar meydana gelmiştir. Ana ve tali sırtların üzerleri yer yer kalker kayaçlarını ihtiva eder. Buralar (sırtlar) toprak bakımından fakirdir. Ancak sahada toprak derinliği yeterli olup, 0.60-1.20 metre arasında değişmektedir.

               Saha Akdeniz iklimi ile Marmara iklimin, İç Anadolu step iklimine yakın olan yerinde bulunmaktadır. Saha Akdeniz iklim bölgesindedir. Bu bölgenin hakim iklim tipi, oldukça yüksek yağış, karakteristik ve tipik şiddetli yaz kuraklığıdır. Ormanların bulunduğu alanlar, yüksek rakımlı olduğu için yazları sıcak, kışları ise soğuktur.

               Sahadaki ormanlık alan 12365 ha., ormansız alan ise 3683.5 ha.’dır. Sahadaki koru ormanı 2780.5 ha., bozuk koru ormanı 9584.5 ha., tarım arazisi (Z) 692 ha., orman toprağı (OT) 2769 ha., iskan sahası (İS) 113.5 ha. ve taşlık (T) 109 ha.’dır.Sahadaki 9584.5 ha.’lık bozuk koru ormanının 1645.5 ha.’ ı bozuk meşe baltalığı (BMBt), 1383.5 ha.’ı  bozuk diğer yapraklılar (BDy) dır.

               Sahadaki en büyük ana dere sırasıyla Karanlık dere, Ortakopuz deresi, Akçay deresi ve Akdere isimleri ile birbirini takip eden ve Tokalı kanyonu’nu geçen deredir. Sahadaki ikinci anadere Bakırlı dere, Kavakalanı deresi, Kocadere isimleriyle birbirini takip eden ve sahanın kuzey sınırını oluşturan deredir. Sahada bunların dışında yukarıdaki ana derelerle bağlantılı yada bağlantısız, sulu yada kuru birçok dere mevcuttur.

               Sahadaki başlıca Ağaç, Ağaçcık ve Çalı türleri: Kızılçam (Pinus brutia), Karaçam (Pinus nigra subsp.pallasiana), Ardıç (Juniperus foetidissima, Juniperus exelsa, Juniperus communis, Juniperus oxycedrus), Meşe (Quercus pupescens, Quercus ithaburensis, Quercus cerris, Quercus coccifera, Quercus  trojana, Quercus infectoria), Karaağaç (Ulmus glabra), Söğüt (Salix alba, Salix pedicellata), Titrekkavak (Populus tremula), Kestane (Castanea sativa), Ceviz (Juglans regia), Çınar (Platanus orientalis), Porsuk (Taxus baccata), Kavak (Populus alba), Dişbudak (Fraxinus angustifolia), Kızılcık (Cornus mas), Laden (Cistus lauririfolius. Cistus salviifolius), Adifındık (corylus avellana), Koyunkıran (Hypericum heterophyllum), Dağ akçaağacı (Acer hyrcanum), Defne (Laurus nobilis), Cehri (Rhamnus ssp.), Barut ağacı (Frangula alnus), Karamuk (Berberis spp.), Mürver (Sambucus,nigra), Hanımeli (Lonicera caucasica), Ilgın (Tamarix ssp.), Hünnap (Zizypus jujuba), Sumak (Rhus coriaria ), Boyacı sumağı (Cotinus coggyria), Muşmula (Mespilus germenica ), Menengiç ( Pistacia tarebinthus), Karaçalı (Paliurus spina-christi), Çitlenbik (Celtis australis, Celtis glabrata), Üvez (Sorbus umbellata), Alıç (Crataegus ssp.), Dafna (Daphne oleoides), Yabangülü (Rosa ssp.), Badem (Amygdalus communis,Amygdalus orientalis), Ahlat (Pyrus ssp.), Yabani erik (Prunus ssp.), Bögürtlen (Rubus canascens), Dağ Muşmulası (Coteneastter ssp.), Kapari (Capparis ovata ), Sarı Çiçekli Yasemin (Jasminum fruticans), Abdestbozan (Poterium spinosum), Katırtırnağı (Spartium, Genista ssp.), Orman Sarmaşığı (Hedera helix), Taflan (Euonymus europaea), Pelin (Artemisia ssp.) dir.

               Sahada çeşitli çayır otları , Sütleğen (Euphorbia ssp.), Mercanköşk (Origanum ssp.), Adaçayı (Salvia ssp.), Kekik (Thymus ssp.), Sığırkuyruğu (Verbascum ssp.) , Nane (Mentha ssp.), Kirpi yastığı (Acantholimon ssp.), Dağ Yavşan otu (Veronica ssp.), Geven (Astragalus ssp.), Eğrelti (Dryoptris filix-mas.), Koyunkıran (Hypericum heterophyllum), Pelin (Artemisia ssp.), Yumak otları (Festuca ssp.), Çeşitli sukkulent bitkiler ve Soğanlı bitkiler mevcuttur. Sümbül (Scilla bifolia), Sarıkokulu (Erantis hymalis), Ağlayan gelin (Fritillaria pinardii), Lale (Tulipa orphanidea), Karçiçeği (Merendera trigyna, Merendera attica), Safran (Crocus ssp.), Kardelen (Galanthus gracilis), Süsen (İris suaveolens) Arap sümbülü (Muscari ssp.), Glayöl (Gladiolus atroviolacens), Siklamen (Cyclamen mirabilis) sahadaki  mevcut soğanlı bitkilerden bazılarıdır. Sahada bulunan Çobandeğneği (Polygonum afyonicum) yeni tür (Endemik)dür.

               Geyik (Cervus elephus), Yarı vahşi atlar (Yılkı atları), Kurt(Canis lupus), Çakal (Canis aureus), Vaşak (Lynx lynx), Tilki (Vulpes vulpes), Yaban domuzu (Sus scrofa), Tavşan (Lepus capensis), Sincap (Scirus vulgaris), Kirpi (Erinaceus eurapaeus), Sansar (Martes foina), Gelincik (Mustela nivalis), Porsuk (Meles meles), Köstebek (Talpa caeca), Keklik (Alectoris chukar), Kızıl şahin (Buteo rufinus), Kayagüvercini (Columba livia), Kara akbaba (Aegypius monachus), Kızıl akbaba (Gyps fulvus), Sakallı akbaba (Gypaetus barbatus), Küçük kartal (Hieraaeetus pennatus), Kaya kartalı (Aquila chrysaetos), Akkuyruklu kartal (Haliaeetus albicilla), Küçük orman kartalı (Aquila pomarina), Kızıl gagalı dağ kargası (Phyrrhocorax phyrrhocorax), İbibik (Upupa epops), Kayagırlangıcı (Ptyoprogne rupestris), Akkuyruksallayan (Motacilla alba), Dere kuşu (Cinclus cinclus), Deredüdükçünü (Actitis hypoleucos), Tepeli toygar (Galerida cristata), İspinoz (Fringilla coelebs), Kızıl gergedan (Erithacus rubecula), Kara kızılkuyruk (Phoenicurus ochruros), Boz kuyrukkakan (Oenanthe isabellina), Karatavuk (Turdus merula), Baştankara (Parus ater), Kaya sıvacıkuşu (Sitta neumayer), Küçük iskete (Serinus serinus), Florya (Carduelis chloris), Saka (Carduelis carduelis), Karabaşlı kirazkuşu (Emberiza melanocephala), Alaca engerek (Vipera xantina xantiana) 

               Bilindiği üzere saha 23.12.1977 tarihinde  Afyon ile birlikte 27094 ha. lık Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak teklif edilmiş olup o zamandan beri koruma altına alınmıştır. 27.12.1977 tarihli raporda önceleri çok sayıda geyik olmakla beraber 27094  ha. da vasati 300 adet geyiğin kaldığı belirtilmiştir.

               16048.5 ha.’lık sahada Ekim 2002 envanterinde 27 erkek, 202 dişi, 32 yavru, olmak üzere toplam 261 Geyik sayılmıştır. Ayrıca 22 Keklik, 9 Tavşan, 26 Yaban domuzu, 12 Yılkı atı, 4 Adet Kurt sayılmıştır. Aynı sahada Aralık 2003 de yapılan envanterde ise 36 erkek, 146 dişi, 83 yavru olmak üzere toplam 265 Geyik sayılmıştır.

                     Sahanın büyük bölümünde geyiklerin Karaçamların kabuklarını soymak suretiyle yaptıkları zararlara rastlanılmaktadır. Geyikler sahadaki çeşitli otlar, yaprak, taze sürgün ve çeşitli meyveler ve funguslarla beslenirler.

                     Geyikler yatmak ve dinlenmek için kuytu ve sakin orman köşeleri ile daha ziyade kapalı ormanlık alanları seçerler. Geyikler beslenmek için çalılıklar, orman içi açıklıklar ve ekin tarlaları gibi kültür arazilerini tercih ederler.

                     Geyikler doğum yaparken sık çalılıklar ve uzun boylu otların (çayırlar, ekin tarlası vs. gibi) arasını tercih ederler.Sahadaki kurtların sınırlıda olsa geyiklere zararı olabilmektedir.

               Geyikler ile sahada mevcut olan Yılkı atları beslenmek için benzer habitatları kullanmaktadır. Ancak geyikler gece, Yılkı atları ise gündüz beslendikleri için otlarken beraber görünmemektedirler. 

                     Geyikler ile Yılkı atlarının sınırlıda olsa beslenme rekabeti söz konusudur. Ancak habitatın zengin olması nedeniyle bu sorun oluşturmamaktadır.

                     Sahadaki kurtlar, hastalıklı ve yaşlı geyikler ile geyiklerin yavrularına zarar vermektedir.

                     Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak teklif olunan saha tam manasıyla geyiğin yaşam isteklerine elverişlidir. Saha sayısal olarak önemli miktarda geyiği barındırmaktadır. Saha içinde yerleşim yeri bulunmayışı, ilk etapda insan baskısından uzak oluşu ve sayısal olarak önemli miktarda geyiği barındırması, Ayrıca sahada Kurt, Çakal, Vaşak, Yılkı atları ve Engerek yılanı gibi önemli türlerin bulunması; sahanın koruma ve üretme sahası olarak tefrik ve tesisini gerektirir sebeplerdir.  

b)DENİZLİ-BEYLERLİ GÖLÜ YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI:

               Denizli M23-d2 paftasında kalmakta olup, Çardak Orman İşletme  Şefliği sınırları içerisindedir.Saha coğrafik mevkii olarak 37° 42’ 15” ile 37° 44’ 50”  kuzey enlemleri ve 29° 38’ 45” ile 29° 43’ 30” doğu boylamları arasında kalmaktadır.Saha Çatlı köyü ile Beylerli kasabası arasındadır.   

               Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü’nün 1946 yılında yapmış olduğu   Türkiye Jeolojik haritasına göre tarım sahaları ile göl yatağı tamamen alüvyon olup 3.zaman devrine aittir. 3. zaman arazisi, eski devirlere ait formasyonlar üzerinde genel olarak aykırı tabakalaşma gösteren çok fosilli tabakalardan oluşmuştur.

                Saha genellikle karasal iklim içerisindedir. Bu İklim  kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise kurak ve sıcaktır.Yağışlar genellikle  kış ve ilkbahar aylarında olur.

                Sahanın göl çevresinde yer yer bataklık ve büyük bir kısmı sazlıklarla kaplı olup, gölü besleyen küçük pınarlar mevcuttur.Sahanın en önemli su kaynağı değirmen deresidir.

                Sahanın Doğu ve Güney sınırı olan Çaltı -Beylerli asfaltının çevresi ağaçlandırma sahası olup, diğer sınırları tarım arazileri ile çevrilidir.

                 Sahanın sınırlarında içerisinde ağaç bulunmamaktadır. Sahanın içerisinde ağaççık ve çalılar bulunmamaktadır. Sahada çeşitli çayır otları , Sütleğen (Euphorbia ssp.), Papirus otu (Cyperus ssp.) ve sazlardan; saz (Scirpus ssp.), hasır sazı (Juncus ssp.), Çayır sazı (Carex ssp.) , su kamışı (Tyhaceae), Böğürtlen( Rubus canascens), çayır ve otlar, kamış ve bataklık sazları mevcuttur.Otlar ve sazların sahaya oranı % 60’dır. Saha da yosun az miktarda bulunup, mantar ve likenler yönünden fakirdir.

               Geçmişte yaban ördekler, Turna, Sakarmeke, Saz tavuğu gibi su kuşları bol miktarda mevcuttur.

        Aşırı yaz kuraklığı ve gölü besleyen kaynakların azlığı nedeni ile bazı yıllarda göl suların azalması sonucu pek az miktarda Boz Ördek (Anas strepera),Yeşilbaş (Anas platyrhynchnos), Turna (Grus grus), Sakarmeke (Fulica atra) ve Saz tavuğu (Porphyrio porphyrio) gibi su kuşlarına az rastlanılır.

                 Göl iklime bağlı olarak bazı yıllar en doygun hale gelirken, bazen de suyun çok azaldığı görülmüştür.Gölde bol miktarda sazan balıkları mevcuttur.

                 Su kuşlarının beslenme yönünden bitkiler ve hayvansal gıdalarla ilişkisi vardır. Gölün çevresindeki ot ve kamışlar arasında barınmaktadırlar. Bitkiler su kuşları için yavru metaryali olmakta, çamur, ot ve kamışların arasına yuvalanarak yumurta bırakarak üremelerini gerçekleştirirler. Su kuşları göldeki mevcut sürüngen, solucan ve böceklerle birlikte yaşamaktadır. Korunan su kuşlarına gölde mevcut sürüngenler, solucanlar ve böcekler besin maddesi olmaktadır.

                 Kuşların kendilerine, yumurta ve yavrularına musallat olan yırtıcılar, yılanlar ve fareler onların doğal düşmanıdır.Kuşlar, şiddetli yağışlar, dolu, kalın kar örtüsü, saz yangınları ve en önemlisi göl kaynaklarının kurutulmasıdır.

                 Su kuşlarını, Şahin türleri ve birkaç yırtıcı tür zaman zaman  rahatsız etmekte yuvalarına saldırmaktadır. Tarla ve yol kenarındaki çalışmalarıyla dikenlerin ve otların kesilmesi yakılması suretiyle habitatın tahrip edilmesi ve özellikle tarımda böcek ve otla mücadelede kullanılan ilaçların çoğu doğrudan etkilemekte ve kuşları öldürmektedir.

                 Kuşlar sağlıklı bir çevrenin çok iyi birer göstergesidirler.Her türlü yaşam ortamında bulunurlar ve çevre koşullarının değişimine karşı duyarlıdırlar.Kuşların taksonomisi, dağılımı ve biyolojisi hakkında başka hiçbir hayvan ya da bitki grubu olmadığı kadar bilgi vardır.Kuşlar ve kuş popülasyonlarını izlemek ve anlamak, aslında küresel çevreyi ve kendi doğal çevremizi izlemenin en akılcı yollarından biridir.Kuşlar, orman kaybının, sulak alan tahribatının ya da fazla tarım ilacı kullanımının etkileri gibi konularda, farkına varabileceğimizden çok önce bizi uyarabilirler.Bunun yanı sıra, genelde sevilen hayvanlardır ve doğa koruma çalışmalarına kamuoyu desteği sağlayacak çok iyi birer “ bayrak tür” görevini görürler.

                 Sahanın Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak tefrik edilmesi ile; türlerin korunması, alanların korunması ve habitatların korunması sağlayacaktır.

                 Beylerli Gölünün büyük bir kısmı sazlarla kaplıdır.Önceki yıllarda sahanın çevresinde bulunan köylüler tarafında saz kesimleri olduğu tespit edilmiştir.Özellikle çatlı köy muhtarlığının sazların kesilmesi için Doğa koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne müracaatları bulunmaktadır.Bu bağlamda,Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün B.18..4.İÇOM.2.04.20-766-797/ 178 sayılı ve 20.01.2004 tarihli yazısında saz kesimini ,Sulak Alanlarının Korunması Yönetmeliği’nin 10.maddesi kapsamında izin vermiştir. Beylerli Gölünde kuşlar için beslenme, üreme, yaşama ve konaklama ortamı sağladığından sazların kesimi, saz kesim planı yapıldıktan sonra saz kesimi yapılmaktadır.

 Denizli İl Çevre ve Orman Müdürlüğü -Özel idare İşhanı K.5 Denizli Tel:0 258 265 62 88-265 36 32

Site en iyi 1024*768 Çözünürlük ve İE50 da izlenir Uygulama: Metropolbilgisayar